HESABIM
GİRİŞ YAP

Hoşgeldiniz! Hesabınıza buradan giriş yapabilirsiniz.



Yardım
ya da
YENİ HESAP OLUŞTUR

Bilgilerinizi girerek yeni bir hesap edinebilirsiniz.



Yazan: Semanur Aydoğan | 29 Mayıs Üniversitesi –Psikoloji, 1. Sınıf

BİR BİLİM ADAMININ ROMANI (MUSTAFA İNAN) - OĞUZ ATAY

"Her şey öğretilebilir. İyi yaşamak için neler yapmalı? Bunu bile öğretebiliriz insanlara."

Dünyada her şeyin ‘iyi yaşamanın’ dahi öğrenilebilir bir zanaat olduğuna inanan, Türkiye'nin önde gelen hocası Prof. Dr. Mustafa İnan’ın ilham verici hayat hikayesini okuyoruz öğrencisi Oğuz Atay’ın merceğinden. Mustafa İnan’ın hayat hikayesi ve Oğuz Atay’ın eşsiz kalemi okuyucuya bir biyografiden fazlasını sunuyor. Zira her öğrenciye Mustafa İnan gibi bir öğretmen, her öğretmene de onun yaşamını bir sanat eserine dönüştürecek vefaya sahip bir öğrenci nasip olmaz. Bu eserde Mustafa İnan’ın bilime olan tutkusu, öğretmeye ve öğrenmeye olan düşkünlüğü, azmi ve çok yönlü entelektüel kişiliği, Türkiye’nin zor yetişen ‘ideal aydınını’ yansıtır.

Mustafa İnan’ın hayat yolculuğu, kısıtlı imkanların ve zorlu süreçlerin bir insanı durduramayacağının en somut kanıtıdır. Oğuz Atay, hocasının çocukluk ve gençlik yıllarını anlatırken bizi sadece bir başarı hikayesine değil, aynı zamanda müthiş bir merak duygusuna ortak eder. Adana’dan İstanbul’a uzanan bu yolda İnan, yoksulluğa rağmen tutkusu olan bilimin peşinden gitmiştir. İnan, merakın bilim yolundaki yakıt olduğunu çok net gösterir, merak ettiği şeyi bir başkasına öğretebilecek kadar öğrenmeden peşini bırakmaz. Henüz genç bir öğrenciyken bile sadece ders kitaplarıyla yetinmemesi, sahaf dükkanlarında eski eserlerin peşine düşmesi, kaçıp tiyatro seyretmeye gitmesi ve yabancı dillere olan tutkusu, o 'çok yönlü kişiliğin' ilk temellerini atmıştır.

İnan’ın çocukluğunda başına gelenler, savaş dönemi ve yaşadığı nice zorluk Anadolu’da bir bilim insanının yetiştirmesinin zorluğunu üzücü bir şekilde gözler önüne serer. Ancak Mustafa İnan’ı sadece zorlukları aşan bir deha olarak görmek yetersiz kalır; onu asıl büyük yapan, sahip olduğu sarsılmaz ahlak ve hocalık vasfıdır. Atay, eserinde İnan’ın 'bilim adamı' kimliğiyle 'insan' kimliğinin nasıl iç içe geçtiğini ustalıkla işler. Mustafa İnan’ın aydın kimliği, fildişi kulelerde saklanan akademik kimlik değildir. O, dünyanın en prestijli okullarında doktora yaparken de memleketinden gelen bir köylüyle sohbet ederken de aynı samimiyeti ve dili muhafaza etmiştir. İnan’a göre bilim, halktan kopuk bir seçkinlik gösterisi değil; halkın refahı ve aydınlanması için kullanılan bir araçtır. Kendi köklerini, çocukluğunu ve Anadolu’nun o saf ruhunu bilimsel disipliniyle harmanlamış; yüksek bir zekayı tevazuyla birleştirmiştir. Duvarlarda Türk bilim insanlarının isimlerini görmek isteyen saygın bir kişiliktir. Bu sebeple o, sadece üniversite kürsülerinin değil, aynı zamanda halkın da içselleştirdiği, dertleştiği ve örnek aldığı 'bizden biri' olmayı başarmış bir aydındır.

Mustafa İnan’ı sadece teknik bir zeka olarak tanımlamak, onun kişiliğindeki o büyük zenginliği eksik bırakmak olur. Oğuz Atay, hocasının matematiği bir 'sanat' olarak gördüğünü; sayıların ve denklemlerin ardındaki o uyumu görebildiğini bizlere gösterir. İnan, bir yandan dünya çapında mühendislik dersleri verirken diğer yandan divan edebiyatının inceliklerinden bahsetmiş, kelimelerin köklerine inmiş ve Doğu-Batı kültürünü sentezlemiştir. Onun için bilim ve sanat, birbirine zıt kutuplar değil; aynı kökün farklı dallarıdır. Bu disiplinler arası duruş, 'iyi yaşama' zanaatının temelini oluşturur. Mustafa İnan, teknik bilginin ancak edebiyat ve sanatla harmanlandığında bir 'ruh' kazanacağını kanıtlayan, ufku geniş bir entelektüeldir.

Sonuç olarak Oğuz Atay, bu eserle bir biyografi yazmanın dışında öğretmenine 'vefa borcunu' ödemiştir. Mustafa İnan’ın hayat hikayesi, başarının sadece diplomalarla değil, insani erdemlerle ölçüldüğünü kanıtlar nitelikte. Onun kısıtlı imkanlardan gelip dünya çapında bir bilim insanı olması, bugün her birimiz için yol göstericidir.

Nice Mustafa İnanların nice Oğuz Ataylar yetiştirmesi dileğiyle…


Sayfayı Paylaş :