HESABIM
GİRİŞ YAP

Hoşgeldiniz! Hesabınıza buradan giriş yapabilirsiniz.



Yardım
ya da
YENİ HESAP OLUŞTUR

Bilgilerinizi girerek yeni bir hesap edinebilirsiniz.



Veysel Sunar-''Dostluk erdemin saçtığı kıvılcımla pekişir'' CICERO

DOSTLUK ÜZERİNE

Cicero'nun bu eserinin bugüne aktarılması büyük bir lütuf . Büyük bir lütuf dedim çünkü eserin bana fark ettirdiği; insanoğlunun şimdi olduğu gibi, iki bin yıl öncesinde de, her ne kadar olaylar, zaman ve mekanlar farklı olsa da, değerler söz konusu olduğunda aynı duygu ve düşüncelere sahip olduğu, tutum ve davranışlarının değişmediği gerçeği...Ben sanki, insan teknolojinin gelişmesiyle bambaşka istek ve arzulara sahip olmuş , hayat gayesini gitgide değiştirmiş ve geliştirmiş diye düşünürdüm. Ama insan aynı insan . Çevredeki faktörler değişkenlik gösterse de insan bu eseri okuyunca iki bin yıl sonrasında yaşamasına rağmen kendi hayatından pay çıkarmadan edemiyor. 

   Cicero´nun ´Dostluk Üzerine´ adlı eseri bizlere dönemin önde gelen isimlerinden biri olan  ve yüksek devlet kademelerinde yer almış Laelius'un damatlarıyla gerçekleştirdiği samimi bir sohbette konuşulanları aktarıyor . Biçem ve üslup bakımından değerlendirmek gerekirse akıcılığı dorukta olan bir eser . Her ne kadar sayfaca az olması insanı tek okuyuşta kitabı bitirmeye sevk etse de akıcılığı sayesinde kitabı hiç pozisyon değiştirmeden bitirebilirsiniz . 

   Laelius'a göre - okuduğum kadarıyla - gerçek bir dostluk için şart olan birkaç unsur var . Bunların başında insanın kendisinin iyi niyetli ve erdemli olması geliyor . Ardından karakter sağlamlığı , hayata dair gayelerin ve düşüncelerin benzerliği bir dostluğun oluşması için en önemli etkenlerden . Kişinin tutarlı olması ve bir o kadar da eleştiriye açık olması şart . Bu faktörler de "Dostluk Kan Dolaşım Sistemi"nde hayati önem taşıyan "Güven Atardamarı"nın sağlıklı bir şekilde  dostluğun her noktasına temiz kan taşımasını sağlıyor .

   Laelius'un dostluk üzerine yaptığı birtakım saptamalara da değinmek istiyorum . Bunlardan biri akrabalık-dostluk karşılaştırması . İyi niyet akrabalık için olmazsa olmaz değildir . İyi niyet olmasa da o senin hala akrabandır ama dostlukta böyle bir durum söz konusu değildir . İnsan dostuna karşı iyi niyetinden vazgeçerse onu kaybeder . İnsanın iki ailesi vardır denir . Biri dünyaya geldiği ailesi biri de zamanla kendi kurduğu ailesi . İşte dostlar da insanın zamanla kendi kurduğu ailesinin bir ferdidir benim gözümde .

  Dostluk karşılıklı ihtiyaç giderme sistemi değildir . Dost insanlar bunu kendiliğinden , gerekli gördüklerinde ve içlerinden geldikleri takdirde yaparlar . Karşılıklı iyiliklerin niceliksel bir hesabı da olmaz . Birinin küçük iyiliğine karşı ona büyük bir iyilikte bulunmayı istememek bir dostun düşünceleri olmamalı .

   Gerçek dostlar bireysel olarak ele alındığında iyi niyeti , erdemi ve doğru olanı barındırdıklarından dolayı  ilişkilerinde çıkar gözetmez ve  birbirlerinden kendilerini küçük düşürecek davranışlarda bulunmasını da istemez . Bunlar dostluğun ana göstergelerindendir. 

   Dostluğa giden yoldan bahsetmek gerekirse dostluk bir anda oluşmaz . Öncesinde tanımak, iyi niyeti  ve  erdemi taşıdığından emin olmak gerekir . İnsan hisseder az çok, o kişi kendini belli eder samimiyeti ve içtenliğiyle . Bu özelliklerin taşınması ileride insanın dostuna iftira atılması durumunda dahi birbirlerinden şüphe duymamasını sağlar . 

   Erdemli olmak dostluğun , sevginin temelidir . Erdemli olabilmek için insan hayatındaki dengeyi yakalayabilmeli,kötüye üzülmeli , iyiye ve güzele sevinmelidir ölçülü bir şekilde . İki erdemli dost da sevgisini ve üzüntüsünü paylaşır karşılıklı . Hayat paylaştıkça güzel neticesinde .

   Dostlar birbirine karşı açık sözlü olmalı demişti Laelius . Bunu da açıklamak gerekirse açık sözlülüğün amacı karşıdakini utandırmak değil doğruyu bulmasını sağlamaktır . Dost edinmek isteyen insan kendisinin de hata yapabileceğini ve bunun dillendirilebileceğini bilmelidir .

   Ve son olarak da eserde geçen , Laelius´un bir sözünu alıntılamak isterim : "Dostluk menfaatin değil , menfaat dostluğun peşi sıra gelir ." 

 

                                                                                                                                                          Veysel SUNAR