HESABIM
GİRİŞ YAP

Hoşgeldiniz! Hesabınıza buradan giriş yapabilirsiniz.



Yardım
ya da
YENİ HESAP OLUŞTUR

Bilgilerinizi girerek yeni bir hesap edinebilirsiniz.



VÜCUDUMUZUN RİTMİ


 

Vücut kimyasallarının bütün ayrıntılarına gömüldüğünüzde epey karmaşık gelebilir ama temel olarak vücudunuzda, "usta saat” gibi görev yapan bazı özel beyin hücreleriyle birlikte 24 saatlik sirkadyen ritimde kendi üretimlerini ayarlayan hücreler vardır. Bu düzenleme vücudunuzun çalışır ve ihtiyacı olduğunda dinlenir halde tutar. Sirkadyen ritmin en önemli yönlerinden biri uyku döngünüz ve ihtiyaç duyduğunuz uyku miktarıdır.

Sirkadyen ritim aşağı yukarı 24 saattir ama kişiden kişiye değişir. Sirkadyen ritimler vücut tarafından üretilir ama dış uyaranlar onları etkileyebilir. Işık,  sirkadyen ritmin en büyük ipuçlarından biridir. Kendi kendinize bırakıldığınızda bir saat fazladan uyumak isteyebilirsiniz ama güneşin odaya dolmasına izin verdiğinizde sirkadyen ritminiz sizi uyandırmak için "yeniden ayarlanabilir.”. Kısa sirkadyen ritmi olan kişiler genelde "sabah” insanları olarak bilinir çünkü güneş doğduğunda ayık ve uyanmış olurlar. Uzun sirkadyen ritmi olanlar mahmur olmaya eğilimlidir.

 

Nobel Tıp Ödülü bu yıl, vücut saatinin işleyişini aydınlatan bilim insanlarına verildi. İnsanlar dahil canlı organizmaların 24 saatlik güne adapte olduğu bilinmesine karşın içsel saatin moleküler düzeyde işlendiği bilinmiyordu. Amerikalı 3 bilim insanı yaptıkları araştırmalar ile sistemin inceliklerini detaylı olarak açıkladılar. 

Dr. Jeffrey Hall, Michael Rosbash ve Michael Young, vücut saatini yöneten moleküler mekanizmaları aydınlattıkları çalışmaları ile bu yılki Nobel Tıp Ödülü’ne layık görüldüler. Hall, Rosbash ve Young, vücudumuzun, güneşin hareketlerini baz alarak zamanı nasıl anladığı ve günlük yaşam döngülerini güneşe göre nasıl uyarladığını gösterdi.

Uzmanlar, meyve sinekleri üzerinde yaptıkları çalışmalarda, gün içinde azalıp artan genetik aktivite ve bu aktivite sonucu sentezlenen iki önemli proteinin işlevini aydınlattı. Kendi deyişleri ile ‘vücut saatinin içini açarak, içindeki en minik dişlilerin sırlarını çözdüler’. Ödül sahipleri, vücut saatini ayarlayan mekanizmaları aydınlattıklarını ama bu bilginin tanı ve tedavi için işe yaramasının daha çok zamana olduğunu belirttiler. 

Dünya üzerindeki tüm canlılar, bitkiler, hayvanlar ve insanlar yaşam fonksiyonlarını güneşin hareketlerine göre düzenlerler. Sirkadyen ritim, biyolojik saat veya vücut saati denen bu hayati işlev, bizim uyku-uyanıklık, vücut ısısı, yeme-içme alışkanlıkları, metabolizma ve hormonal salınım döngülerimizi kontrol eder. İnsanın bir iç saati olduğu 1700'lerden beri biliniyor. Ancak bu saatin şaşması, yani sirkadiyen ritm bozukluklarının insan sağlığı üzerine olan yıkıcı etkileri son 20 yıldır aydınlanıyor. 

Sirkadyen ritmin bozulması en sık iki şekilde karşımıza çıkıyor; gece vardiyaları ve jetlag. Bu kişilerde iç saat güneşin doğuşu ve batışı ile senkron çalışırken, iç saatin aksi yönünde hareket edince, vücutta kronik stres reaksiyonu ortaya çıkıyor ve kortizol salınıyor. Normalde sabah uyanırken bizi güne hazırlamak için salgılanan kortizol ile alışkın olmadığı saatlerde karşılaşan vücut afallıyor ve sirkadiyen ritim bozukluklarına bağlı hastalıklar görülmeye başlanıyor.

DÜZENSİZ UYKU ALZHEIMER’A DAVETİYE ÇIKARTIYOR

Uyku-uyanıklık döngülerinin bozulması Tip II Diyabet, metabolik sendrom, kalp hastalıkları, depresyon, Alzheimer Hastalığı ve bağışıklık sisteminin hastalıklarına davetiye çıkarıyor.

Kronik uykusuzluk, gece uyanık kalma, sabahlama, gün içi uyuma; hepsi iç saatiniz ile çatışan faktörler. Uykusuzluk; öğrenme kapasitesinin azalması, dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu ve hafıza problemlerine yol açıyor. Gecenin başında salgılanan melatoninden mahrum kalan kişilerde depresyon, anksiyete, migren, fibromiyalji, kronik yorgunluk sendromu ortaya çıkıyor. Çok uzun vadede ise hafıza problemleri artarak Alzheimer Hastalığı ortaya çıkabiliyor. 

 

Sağlıklı bir uyku için nelere dikkat etmemiz gerekiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Banu Taşçı Fresko’dan sağlıklı uyku tüyoları:

Sirkadiyen ritimleri bozan en önemli faktörlerden birisi de telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon ekranlarından yansıyan mavi ışık. Beyin mavi ışığı, gün ışığı olarak algıladığı için, uyku moduna geçemiyor, melatonin sentezi başlayamıyor. Bu nedenle telefonları gece moduna almak, akşamları uzun süreler televizyon seyretmemek ve ekranlara bakmamak, beyin  ve vücut sağlığınız için çok önemli. Uyuduğunuz odanın karanlık olması dikkat edilecek diğer bir durum. Odada televizyon olması, gece lambası bulunması, hatta saatlerden veya cihazlardan çıkan ışıklar, hepsi beyninizi şaşırtıyor, geceyi gündüz sanmasına neden oluyor. 

Her gün aynı saatte yatıp kalkın.

Gün içinde uyumayın

Güneşin doğuşu ile uyanmaya çalışın

Gece yarısından önce uykuya geçmiş olun.

Saat 14.00’ten sonra kafein içmemeye çalışın.